HANGİ TOPLULUKTANIZ?
Rabbimize hamdolsun bir Ramazan Ayı'nı ve Bayramı'nı bize yaşattı. Fakat İslam Alemi olarak bu yıl da buruk bir bayram geçirdik. Mescid-i Aksa'da namaz kılınamıyor. Gazze'de katliam devam ediyor. israil ve amerika insanlığa zulme devam ediyor. Lübnan ve İran'a da saldırmaya başladı. Allah Kahhar ismi ile onları kahretsin.
Allah, inananların yanındadır. Fakat biz, Allah'tan ümidimizi kesmeyip, her an Allah'ın bizi destekleyeceğine ve yardım edeceğine inancımızı diri tutarsak O, bizim yanımızda olur. Bir de bizim gücümüzü zayıflatmak için aramıza fitne sokup bizi paramparça ettiler. Artık bu hususta çok dikkatli olmalıyız ve buna fırsat vermemeliyiz. Sosyal medyada buna sebep olabilecek paylaşım ve yorumlardan kaçınmalıyız.
Bir kötülük ve zulüm karşısında veya Allah’ın yasakladığı bir amel işlendiğinde nerde durduğumuz ve nasıl tepki verdiğimiz mühim. Allah, A'raf Suresi’nde Cumartesi günü avlanma yasağını anlatırken bu durumda insanların üç farklı gruba ayrılacaklarını şu şekilde beyan etti:
“İçlerinden bir topluluk, “Allah’ın helâk edeceği yahut şiddetli bir azapla cezalandıracağı kimselere ne diye öğüt veriyorsunuz sanki!” deyince onlar, “Rabbiniz katında bir mazeretimiz olsun diye; bir de sakınıp çekinirler ümidiyle” şeklinde cevap verdiler.” (A’raf,164)
Bir topluluk var ki bu yasağı çiğnediler ve Allah’a karşı geldiler. Diğer bir topluluk ise Allah, zaten onlara azap edip cezalarını verecek diye onları hiçbir şekilde uyarmadılar. Üçüncü bir grup var ki Rabbimiz katında mazeretimiz olsun diye ve belki bir faydası olur umuduyla yasağı işleyenleri uyardılar.
Birinci topluluk, açık bir şekilde Allah’ın yasağını çiğneyip, isyan eden bir güruh. İkinci topluluğun tepkisizliği, mantıklı gibi görünen fakat nefsin hoşuna giden ve şeytanı sevindiren bir hareket. Çevremizde yaşanan herhangi bir olaya bu şekilde tepkisiz kalmak, hakkın yayılmasına engel olacağı gibi batılın yayılmasını hızlandıracaktır.
Ne yazık ki bizim şu andaki tavrımız ikinci grubun tavrına benziyor çoğunlukla. Mazlum belli zalim de belli Allah indinde. Peki biz ne yapıyoruz? Şu an zalimler insanlığa zulmediyor. Kendi ihtirasları uğruna dünyayı yaşanılmaz hâle getiriyorlar. Fakat Hak ve hakikat tarafı da kendi içinde birlik ve kuvvet halinde değil. Vur deyince vuracağımız, dur deyince duracağımız bir halifemiz yok. Şu an çoğu ülke insanlığın geleceğini düşünecekleri yerde kendi zevklerini düşünüp ona göre hareket ediyorlar.
İşte bundan dolayı hedefimiz, üçüncü topluluğa dahil olabilmek. Hepimiz, gücümüz yettiğince zulmün yayılmasına ve meşruluk kazanmasına engel olmalıyız ki Ahiret’te Rabbimiz ’in huzurunda mazeretimiz olsun.
İnsanlara zulmetmeyen, insanları katletmeyen; can, akıl, nesil, din ve mal açısından fıtratı koruyanların dünyayı yönetmesinin insanlığa huzur getireceğine inanıyoruz ve bunu haykırıyoruz. Yani amacımız sadece mevcut zalimleri ortadan kaldırmak değil, yerine hakkın ikamesini sağlamak olmalı aynı zamanda. İslam ülkeleri olarak sorumluluk alıp insanlığı fıtrata uygun bir şekilde yönetmeye talip olmalıyız. Kendi ihtiraslarımıza dalıp, zalimin ağzına bakıp durmamalıyız. Zalimin bizi birbirimize düşürmesine fırsat vermemeliyiz. Çünkü Müslümanlar, kendi içlerinde merhametli ve barışık; kafire ve zalime karşı ise bir binanın tuğlaları gibi, öfkeli ve şiddetli olmalıdırlar.
Allah, bizi insanlığın derdiyle dertlenen ve mazeretimiz olsun diye yanlışa yanlış deyip karşısında durabilenlerden eylesin! Amin.


