MEHMET TOPUZ
KÖŞE YAZISI

DÜŞÜNCENİN MATEMATİĞİNE DAİR…

MEHMET TOPUZ31 Mart 2026 18:49

DÜŞÜNCENİN MATEMATİĞİNE DAİR…

Her şey ama her şey bir mücadelenin ürünüdür. Mücadele etmek ise aslında savaşmaktan başka bir şey değildir. Buradaki savaş, sıcaklığı bünyesinde barındırmayan, insanlığın beşeriyete olan uzaklığı kadar anlam ifade eden bir kavramdır. Belki bunun adı yaşamaktır.

Elbette burada bir ölçü var. Bu ölçünün kaideleri beşeriyetten uzak, insanlığa bir o kadar da yakındır. Bu ölçünün terazisi, sosyolojik bir tartı görevi görür. Ve burada ağı, usulü, içerik ve kapsamı yaşamın bütün kodları içerisinde iyi bilmek gerektiği mücadele tarzının içeriğini belirler. Tabi niyet balık avlamak mı; yoksa dereye bakmak mı? Yani şunu söylemem kategorik olarak slogandan öteye geçmez. Zaten sloganlarla yaşanmış bir mücadelenin çıkmazları ciddi hayal kırıklığına da sebep olabilir. Yani bağcıyı dövmek derdinde olan ile üzüm yeme derdinde olanlar aynı kefede olmadı hiçbir vakit. Eğer aynı kefede olmuş olsalardı; şimdiye kadar hesapların tutması gerekirdi.

Söylenecek söz kalmalı… Düne; bugüne ve yarına dair… Söylenecek sözün kalmadığı bir coğrafyanın bütün acılarına rağmen sessizliği yırtacak bir çığlık kadar güçlü bir ses kalmalı… Bedbinliği bir köşeye atmadan fakat umudun ipine sarılacak kadar, bir söz kalmalıydı. Sözün bittiğine olan tanıklığa rağmen mücadele edecek kadar bir söz kalmalıydı dünyada.

Geçmiş ve gelecek kendi içinde bir bütünlüğe sahip, gelecek mutlak bir kesinliğe sahip iken, dün ve düne dair bütün anlam ve fikirler hissi bir düşüncenin eşliğinde anlam kazanabilir. Zaten burada bilinmesi gerekenin ne olduğuna dair, söyleyebileceğim bir ifade varsa; şunu söyleyebilirim. Geçmiş geleceğe dair bütün bir niyeti ortaya koyar. Nereden geldiğini bilmeyenler nereye gideceğini de bilmez. Sadece dereye bakmakla yetinenlerin asıl amacı bir mücadele derdi değil. Ve mücadelenin tam merkezinde olay mahalini terk etmeden verilen emeğin karşılığı ise; ne oldu ya da ne yaptın ifadesinden başka bir şey de olmayabilir. Fakat mesele de tam olarak bu değil. Zaten bunu diyenden de bir şey beklemek gafletten başka bir şey değildir. Ve geçmişi olmayan bu zihnin başkasının tarihinde yaşadığı da aşikârdır.

Nedenler zincirini iyi takip etmek gerekir. Burası düşünce ister; burası fikir ister; burası ayrıntı, burası dert ve dertlenmek ister. Bunu her beynin başarması mümkün değildir. Çünkü düşünmek zor iştir. Hazır basmakalıp yorumlar burada yer edinir. Bu bir eleştiri ve bu bir cahillikte değildir. Cahildir deyip, geçiştirdiğimiz her bir düşünce vaktin içerisinde insanlığa zarar verdi. Bu bir büyüklükte değil; yani cahil deyip hoşgörü gösterilen her fikrin bu anlamda alçak gönüllülüğünden sıyrılıp, alçaklık gafletine düşecek kadar alçaldığı da aşikârdır.

Dereye bakarak balık avlanmaz. Gölge yöntemlerle sonuç almak miskinlerin işidir. Tam merkezde yer edinmenin yanı sıra yöntemin sonuçlarının kötüye gittiği düşüncesi beraberinde başka çıkar yolları aramayı beraberinde getirebilir. Doğrusu tartışılacak yöntemler serisi ise; kaliteyi artırmaktan tamamen uzaktır. Ve burası bir tartıya ihtiyaç duyar. Burası çirkin bir rekabetin anlam bulduğu bir alandır. Ve bu alan sahibine zarar vermekten başka bir işe yaramaz. Düşünce de yer edinmeyen her bir fikir mekânda da bu anlamda değer bulamaz.

Sonuçta; bir mücadeleden bahsettik. İnsana dair bir mücadele ve beşeriyete dair, varlığın kavrayış alanına dair bir mücadele… Bunun hayatın aksı içinde yaşam ifadesinde yer edindiğini biliyoruz. Bir yorgunluğun ilk emaresini yaşamanın tam merkezinde emekleme dönemi de denilebilir buna. İnsanın zaten emekleme dönemi bitmez. Yorulmadan yorma derdinde olanlar ise netice de yok olmuştur.

Sağlıcakla kalın…

 

53 OKUNMA
PAYLAŞ

YAZARIN ARŞİVİ (148 YAZI)

Yorum Yaz

İlk yorumu siz yapın