DEĞMEZ UZAK DUR!
Bir takdirin, onayın,
Bir dikkatlik detayın,
Ta ıraktaki kolayın,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir damganın, mühürün,
Bir el öpmelik müdürün,
Bir kahrolası böbürün,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir eğilecek başın,
Bir nükteli aşın,
Ayağa değecek taşın,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir rızanın, icazetin,
Bir safsata keramatin,
Bir onulmaz musibetin,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir rütbenin ikramının,
Bir yıldızlı selamının,
Bir makam kelamının,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir güruh çatısının,
Bir cenah tartısının,
Bir kaş çatmasının,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir teslim, himmetin,
Bir sorgusuz hizmetin,
Bir temelsiz hikmetin,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir nida, bir lafın,
Bir kıblesiz tarafın,
Bir kürsüde o affın,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir satırlık evrakın,
Bir tartımlık idrakın,
Bir tecessüs merakın,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir mavi imzanın,
Bir resmi hizanın,
Bir çarpık nizamın,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir sahtenin şifasının,
Bir batağın sefasının,
Bir vasatın ikazının,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir satılmış ihtarının,
Bir belde muhtarının,
Bir ücretli lehtarının,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir meczubun rüyasının,
Bir yüzsüzün hayasının,
Bir müflisin deryasının,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Bir üniforma kabulünün,
Bir çöplüğün bülbülünün,
Çöl serabı sümbülünün,
İnsafına kaldıysan;
Değmez uzak dur!
Acem diyar kaftanının,
Rotasız gemi kaptanının,
Onun bunun toptanının,
İnsafına kaldıysan!
Değmez uzak dur!
Leyla BAYKAL YILDIZ
Had, bilene hikmet verir.


