SESSİZ BİR OKUL
İlkokula giderken bizi bir okula götürdüler. Okul sağırlar ve dilsizler okuluydu. İlk defa orda gördüm sessiz bir okulu. Aradan yıllar geçtikten sonra yine bir sessiz okula gittim. Bu okul bir meslek lisesiydi. Koridorlarda ayak seslerinden, yemekhanesinde çatal bıçak seslerinden başka ses yoktu. Sınıflar sessiz bahçe sessizdi. El kol hareketlerinin dışında çıt çıkmıyordu. Bu okuldan Türkiye’ de yirmi civarında varmış. Okuldaki dersler diğer meslek liselerindeki derslerle aynı, stajları aynı imiş. Meslek liselerinden hiçbir farkı yokmuş. Sadece İngilizce dersi yokmuş. Okuldaki öğretmenler ya özel eğitim öğretmeni ya da işaret dili kursunu almış öğretmenlermiş.
Yıllar öncesine gittim yeniden. Irmak kenarında şehir merkezine uzak, kiremit rengi bir okuldu. Okulda hiç ses seda yoktu. Çünkü herkes işaret diliyle konuşuyordu. Sesin, konuşup anlaşmanın ne kadar önemli olduğunu çocuk aklımla pek kavramış mıydım hatırlamıyorum şimdi. Ama bu sessiz okul bana sesin, konuşmanın da ne kadar büyük bir nimet olduğunu bir kez daha hatırlattı bugün…
Düşünsenize en güzel şarkıları, türküleri dinleyemiyorsunuz. Onun zevkini hazzını alamıyorsunuz. En güzel şiirleri seslendiren kişiyi duymuyor, anlamıyor, şiirin müzikle beraber olan güzelliğini işitmiyorsunuz.
İnsan bazen içinde yaşadığı şeylerin varlığından haberdar olmuyor, kıymetini anlayamıyor. “Ol mahiler ki derya içre yaşarlar da deryanın kıymetin bilmezler" (hani balıklar denizde yaşar da suyun kıymetini bilmezler ancak sudan çıkınca hayatın, varlığın kıymetini anlarlar ama iş işten geçmiştir ) denir ya bizler de öyleyiz. Nimetlerin içindeyken onların kadrü kıymetini bilmiyoruz. O nimet eksilince, yok olunca o zaman değeri anlaşılıyor. O yüzden Peygamber Efendimiz (sav) de şu beş şey gelmeden önce beş şeyin kıymetini bilmemiz gerektiğini öğütlemektedir.
- İhtiyarlık gelmeden gençliğin,
- Hastalık gelmeden sağlığın,
- Fakirlik gelmeden zenginliğin,
- Meşgul olmadan, boş zamanın,
- Ölüm gelmeden hayatın kıymetini bilin.
Nimet elden çıktıktan sonra, azaldıktan sonra, yok olduktan sonra değerinin anlaşılması bir anlam ifade etmemektedir. Her şeyi vaktinde zamanında değerlendirmek, kadr ü kıymetini bilmek gerekir.


