MİZAÇ ( HUY, TABİAT ) -1-
Mizaç, Arapça kökenli bir kelime olup birden fazla şeyin karışımı anlamına gelir. İngilizce ‘de kullanılan “temperament” kelimesi de aynı anlamdadır. Bu kelime, kadîm gelenekte kişinin nefisteki yapısal unsurlarının karışımı için kullanılmıştır. ( Kişiliğin DNA ‘sı, İsmail Acarkan )
Mizaç, bireyin doğuştan getirdiği, biyolojik temelli, tutarlı davranış eğilimleri ve duygusal tepki hızıdır. Huy veya tabiat olarak da bilinen mizaç, kişinin dünyayı algılama, deneyimleme ve tepki verme şeklini belirleyen ham maddedir. Kişilik ve karakterden farklı olarak sonradan değişmeyen ve kişiliğin temelini oluşturan mühim bir kavramdır.
Mizaç ( مزاج ) kelimesi Kur’an’da üç farklı yerde “karışım” anlamında geçmiştir. Kur’an’ı Kerim’de mizaç kelimesinin yaratılıştan gelen “huy, tabiat” anlamına karşılık gelebilecek iki kelime vardır ki onlar: شاكلة" (şâkileh) (İsra, 84)”ve فطرة" (fıtrat) (Rum,30)” kelimeleridir. Hem kadîm hem de günümüz tefsir ve meallerine baktığımızda bu iki kavramın birbirinin aynısı olmadığını görürüz. Fıtrat kelimesi, daha çok inançla ilgili bir kavram olup tefsir ve meallerde de bu kelimeye ağırlıklı olarak din, İslam anlamı verilmiştir. Ayrıca fıtrat hadisi diye bildiğimiz hadis de buna delildir. Fıtrat, her insanda var olan ve her insanda aynı olan bir kavram iken şâkileh ise huy, tabiat manasında olup her insanda var olan fakat kişiden kişiye farklılık gösterebilen bir kavramdır.
Şâkileh kelimesinin geçtiği İsra Suresi 84. Ayet’te Rabbimiz mealen şöyle buyurdu: “ De ki: “Herkes kendi mizaç ve karakterine göre iş yapar. Rabbiniz kimin doğru bir yol tuttuğunu çok iyi bilmektedir.” ” (İsra, 84)
Bu ayet ile ilgili Kur’an Yolu Tefsiri’nde mizaç ve karakter diye çevrilen şâkileh kelimesi “tabiat, âdet, ahlâk, niyet, seciye ” gibi manalara gelir (Elmalılı, V, 3197). Buna göre ayet önemli bir psikolojik gerçeğe işaret etmektedir. Zira insan davranışlarının temeli, onun ruhsal yapısındaki psikolojik eğilimlerdir. Bu eğilimlerin oluşmasında insanın yaratılıştan sahip olduğu karakter yapısının tesiri vardır. ( Kur’an Yolu, İsra, 84, 3. cilt)
İnsanın yaratılıştan gelen yapısal özelliklerine delil olabilecek Ebû Musa el-Eş’arî’nin (r.a.) bize naklettiği bir hadiste ise Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“Allah, Adem’i yeryüzünün her tarafından aldığı bir miktar topraktan yarattı. Bu sebeple Ademoğulları (renk ve tabiat yönünden) yeryüzü kadar (değişik şekillerde vücuda) geldiler. Onlardan kimi kızıl, kimi beyaz, kimi siyah, kimi de bunların karışımı (melez); kimi yumuşak, kimi sert, kimi kötü, kimi de iyi (huylu olarak dünyaya) geldi.” (Ebû Dâvûd, Sünnet, 16)
Burada soracağımız soru, kişinin mizaç ilmini bilmesinin faydası nedir?
Nefis terbiyesinin başı, kişinin kendini tanımasıdır. Kendimizi tanıdıkça yaratılıştan gelen sağlıklı, olumlu yönlerimizi ve sonradan, çevrenin etkisiyle kişiliğimizi etkileyen sağlıksız, olumsuz yönlerimizi biliriz. Zaten insanın bir ömür boyu yapacağı da bunların terbiyesi ve tezkiyesi ile uğraşmaktır vesselam.


